Hosgeldiniz

iPhone 5C fena çuvalladı

Apple'ın "ucuz iPhone" olarak piyasaya sürdüğü iPhone 5C neden sınıfta kaldı?

Apple'ın CEO'su Tim Cook, yaptığı bir açıklamada, Apple'ın ucuz iPhone konusundaki planlarının çok ters gittiğini ve istediklerini bulamadıklarını itiraf etti.

Tim Cook'a göre, en az 55 milyon adet satmayı planladıkları iPhone 5C'nin 51 milyonda kalması büyük bir başarısızlık. Bu başarısızlığın arkasında ise iPhone 5C konusunda yanlış bir pazarlama stratejisi izlemiş olmaları yatıyor.
Apple'a göre, renkli plastik kapaklara sahip "nispeten ucuz" bir iPhone, normal iPhone'u alamayan herkese çok cazip gelecekti. Apple tüm yeni nesil iPhone satış stratejisini de iPhone 5C üzerine kurmuştu. iPhone 5S ise, fazla satmayacak ama yüksek model arayanlara cevap verecek bir model olacaktı.
Fakat işler bekledikleri gibi gitmedi. Hatta tamamen ters gitti ve insanlar iPhone 5C'ye ilgi göstermezken, iPhone 5S için kuyruklara girdiler. Üretim talebe yetişmez oldu. Tim Cook'a göre bunun en önemli nedeni de iPhone 5S'de kullandıkları parmak izi tanıma teknolojisi. İnsanlar uzun zamandır bunu bekliyorlardı ve 100 dolar daha fazla vermek onlar için çok önemli değildi. Dolayısıyla daha prestijli olan iPhone 5S'e talep yağarken, iPhone 5C'nin boynu bükük kaldı.
Daha fazlası »

Polis, her aracı uzaktan kumanda ile durdurabilecek

Avrupa Birliği taşıtlarla ilgili çok tartışılacak bir karar almaya hazırlanıyor. Buna göre AB, 'suç oranlarını azaltmak' gerekçesiyle otomobillerden kamyonlara kadar bütün karayolu araçlarına "uzaktan kumandayla" durdurulmalarını sağlayacak cihazlar takacak. Konu ile ilgili çalışma 6 yıldır 'gizlice' yürütülüyormuş.

Polis, her aracı uzaktan kumanda ile durdurabilecek

Daily Telegraph’ın haberine göre, AB yönetimi, suç işledikten sonra kaçmaya çalışanları, şüphelileri ve aşırı hız yapanları bizzat peşlerine polis araçlarıyla durdurmaya çalışmak yerine uzaktan sadece bir düğmeye basmak suretiyle durdurmayı öngören bir sistem üzerindeki çalışmalarını neredeyse tamamladı. 

Buna göre polis, uzun kovalamacalar veya aramalar yoluyla şüpheli veya suçlu araçlarını yakalamaya çalışmak yerine, bütün araçlara takılacak bir cihaza uzaktan gönderilecek basit bir radyo sinyali yoluyla durduracak. 

Sistem üzerinde altı yıldır gizlice yürütülen çalışmaların tamamlandığını duyurdu gazete , AB yönetiminin önümüzdeki günlerde sistemin bilgisayar desteğiyle çalışan bütün araçlara takılması için düzenleme yapmak üzere hazırlık yaptığını bildirdi. 

Uzaktan kumandayla aracı devre dışı bırakma teknolojisi halen zaten bazı lüks markalarda kullanılıyor. Bu araçlar çalındığında veya kaybolduğunda firma tarafından gönderilen elektronik sinyalle araç devre dışı bırakabiliyor. AB şimdi bu sistemi tüm araçlara yaygınlaştırmaya hazırlanıyor.
Daha fazlası »

TRT'nin 'Ben de Özledim' ile Derdi ?



Yaklaşık iki hafta önce TRT 1 kanalının resmi Twitter hesabından Leyla ile Mecnun karakteri olan İsmail Abi'nin bir fotoğrafı paylaşılmış ve sorulmuştu. O gemi niye gelmedi?





TRT 1 finalsiz bir şekilde ve kurumca yalanlanan bir iddia olsa bile, ekibin Gezi direnişine katılmış olmasından rahatsız olarak diziyi yayından kaldırmıştı. Aynı ekibin Star TV'de "Ben de Özledim" isimli bir televizyon dizisi vardı, o da Çarşamba akşamı final bölümüyle ekranlara geldi.

TRT ise iki hafta önce İsmail Abi'yi kullanarak yapmış olduğu açıklamada devlet kurumu ciddiyetine yakışmayan ifadeler kullanmıştı.

"TRT1'de, 103 bölüm yoğun mesai harcanarak, takipçilerimizin de büyük katkıları ve özverileriyle meydana gelen FENOMEN algısına sahip çıkmak, göründüğü kadar kolay değilmiş!" Açıklamanın tamamında Leyla ile Mecnun dizisi ekibine nankör deniyor aslında.

ELİNDEKİ VERİ


Leyla ile Mecnun TRT 1 olmasaydı fenomen olamazdı. Bunun için de elinde şahane bir veri var. Star TV'nin son verdiği Ben de Özledim'in düşük reytingleri.

TRT bir devlet televizyonu olarak herhangi bir özel kanala göre daha çok tahammül edebiliyor. Hatta söz konusu dizi gibi destekledikleri, sürdürdükleri çok dizi oldu.

Çekilmiş son bölümü bile yayınlamayarak işin piyasa şartları bahanesini de kendi kendine çürüttü.

ŞİMDİ İSE...


Şimdi ise sanki o diziyi fenomen yapan oyunculuklar, zekice yazılmış bir senaryo değil de TRT 1'in Twitter takipçileriymiş gibi davranan kurum, resmi devlet algısının en bariz örneğini sunuyor.

Devlet kanalı, aslında daha çok hükümetin yayın organı olan TRT, hükümetin her şeye olan yaklaşımına benzer bir tavır sergiliyor.

Ve nasıl bir kinse TRT 1'de Ben de Özledim dizisinin Star TV'deki final bölümünün olduğu Çarşamba akşamı, Leyla ile Mecnun'un yayınlanmayan Ramazan özel bölümü yayınlandı.

Ben de Özledim'in Twitter hesabındansa şöyle bir açıklama yapılmıştı. "Leyla ile Mecnun'un 104. Bölümü; Ramazan özel bölümü olarak çekildi. Ancak dizi yayından kaldırılınca yayınlanmadı. Bölümün konusu Leyla öldükten sonraki bir yıl. Mecnun'un konuşmadığı o bir yılı görüyoruz. Yani yeni sezon (olsaydı) konusu değil. Ara geçiş bölümü gibi bir şey...

Ben de Özledim ne kadar 23.30 gibi görünse de 23.40'ta başlamakta. Reklamlar ile gece 01.15 gibi bitiyor. Leyla ile Mecnun 104. bölümü ise saat 00.45'te. Yani Ben de Özledim'in final bölümünün sonuna doğru... Neden bu saat? Ne amaçlandı?"

BURALAR BENDEN SORULUR!


Açıkçası her iki TRT davranışından da anlaşıldığı gibi yapılmak istenen, TRT sizin 
eserlerinizden de büyük demek. Sizi biz var ettik demek. Genel bir hükümet söylemi olan haddinizi bilin demek. Reytinglerinizi bir düşüreyim de görün, demek.

TRT devlet televizyonu sonuçta. Elbette ilkeleri günümüz devlet kafasının mahalle abisi ağzıyla konuşacak. Buralar benden sorulur, diyecek.



Devamı: http://www.diziler.com/haber/trtnin-ben-de-ozledimle-derdi-neydi#ixzz2rylqRaLb

Daha fazlası »

2400 dilime ayrılan beyin buluta aktarıldı

Bilim insanları, yaşadığı hafıza sorunu nedeniyle on yıllarca psikoloji deneylerinin önde gelen ismi olan Hennry Gustav Molaison'un beynini buluta aktardı. Molaison'un beyni, dijital ortama aktarılabilmek için 2400 parçaya dilimlendi.



Yaşadığı beyin rahatsızlığı nedeniyle belleği ilgilendiren hipokampus dahil beyninden birçok parça alınan ve 2008 yılındaki ölümüne kadar sayısız deneye konu olan Henry Molaison, bulut ortamında ölümsüzlüğe ulaştı.
Kısa süreli belleğini uzun süreli belleğe aktaramadığı için neredeyse hiçbir anı oluşturamayan Molaison, yıllar süren deneylerde bilim dünyasına beynin fonksiyonları ve belleiğin nasıl oluştuğu konusunda önemli bilgiler kazandırmıştı.
Bilim tarihine 'H.M' adıyla geçen ve sayısız psikoloji kitabında adı geçen Molaison, 2008'deki ölümünen altı yıl sonra teknolojinin yardımıyla bulut ortamına transfer oldu.
Bilim insanları, sinirbilim için son derece nadir olan beyni 2400 dilime ayırdı, taradı ve öğrencilerin yararlanabilmesi için bulut ortamına aktardı.

ÖMÜR BOYU AMNEZİ

Molaison, 1953 yılında başındaki korkuç ağrılardan dolayı ameliyata alındı. William Beecher Scobville'in başında olduğu cerrah ekibi, Molaison'un kulaklarının üzerindeki temporal lobları ve belleği ilgilendiren hipokampusun en kritik kısımlarını aldı.
Ameliyatın ardından ağrılar sona erdi ancak Molaison ömür boyu sürecek bir hastalığa yakalandı: Süresiz bellek kaybı.
Yüzlerce deneye tabi tutulan H.M, kısa süreli bellek oluşturamamasına rağmen yeni motor bellek üreterek rutin işlemleri yerine getirebiliyordu.
Ölümünün ardından beyni bilime bağışlanan Molaison, şimdi eşi bulunmayan beyniyle sayısız öğrencinin eğitimine 21'inci yüzyıl teknolojisiyle yardımcı olacak.
Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmada, sinir sistemi anatomisi uzmanı Jacopo Annese ve ekibi 53 saat içinde Molaison'un beynini 2400 dilime ayırdı. Üç gün uyumadığını söyleyen Annese, "En ufak hata yapmamam için yanımda sürekli bir kişi hazır bekledi. Yaptığım en heyecan verici çalışmaydı" dedi.
Twitter'dan an be an aktarılan beyin dilimleme işlemi, aynı zamanda 400 bin kişi tarafından canlı izlendi.

Japon bilim insanları düşüncenin oluşumunu gözlemlemişti:


Daha fazlası »

Elektrik faturalarında ‘kapama-açma’ karışıklığı sürüyor

Elektrik kesintisi olmadığı halde faturalara yansıyan ‘kapama-açma’ bedeli vatandaşların tepkisini çekiyor.



Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, faturaya yansıyan ‘kapama-açma’ ücretine itiraz edip, ücretin iadesinin sağlanabileceğini söyledi.
Elektrik faturalarının son ödeme tarihinden sonra ödenmesi durumunda faturaya yansıyan ‘kapama-açma” bedeliyle ilgili karışıklık sürüyor. Vatandaşlar, elektrik kesintisi olmadığı halde ‘kapama-açma’ bedeli ödediklerini belirterek duruma tepki gösterdi. Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu ise, elektrik dağıtım şirketleriyle ilgili kendilerine ulaşan şikayetleri değerlendirdi. Vatandaşların en çok şikayet ettiği konular arasında faturalara yansıyan “kapama-açma” bedelinin bulunduğunu anlatan Ağaoğlu, yaşanan karışıklığa değindi. Ağaoğlu, “Dağıtım şirketlerinin son ödeme tarihinden en az 10 gün önce müşterilerine faturayı tebliğ etmesi gerekiyor. Ancak son ödeme tarihine 2-3 gün kala faturalar kapılarına bırakılıyor. 1 gün geç ödeyenlerden de ‘kapama-açma’ bedeli alınıyor. Oysa elektrik piyasasıyla müşteri hizmetleri yönetmeliği açıkça ‘kesme-açma yapılmayan abonelerden kesme-açma ücreti talep edilemez’ diyor. Talep eden bazı özel şirketlerin uyguladığı bu sistem ise kazanç kapısı haline dönüştüğünü gösteriyor” dedi.

“PARANIN İADESİ YÖNÜNDE KARAR ALDIRABİLİRSİNİZ”

Faturalar konusunda tüketicilere uyarılarda bulunan Ağaoğlu, “Elektrik dağıtım şirketleri aralarında anlaşmış gibi vatandaşlar faturalarını son ödeme tarihinden 1 gün geç ödese 19 lira 10 kuruş bedel istemekte. Bunun fark edilmeme halinde ise bir sonraki aya geçen ayın o fatura bedeli yansıtılmakta.Eğer ki faturanızda 19 lira 10 kuruş kesme-açma bedeli görüyorsanız ve elektriğinizde fiilen kesilmemişse buna derhal itiraz edin. Elektrik idaresi paranızı geri vermezse ikamet ettiğiniz yerdeki tüketici hakem heyetine başvurarak bunun iadesine karar aldırabilirsiniz” diye konuştu.
Faturalarından yakınan İdris Aydın isimli vatandaş, “Geçen aylarda elektriğim kesilmediği halde açma-kapama parası bana da geldi. Ödemek zorunda kaldığım için ödedim” şeklinde konuştu.
Faturalarının çoğu kez tarihinden sonra eve geldiğini söyleyen bazı vatandaşlar ise, “Uygulanan sistem sömürücü bir düzendir. Uygulanan bu sistem garip insana bir zulümdür. Evde olmayıp tatile giden vatandaşlarımız ne yapacak? Ya da akrabasının hastalığıyla, ameliyatıyla uğraşıyorsa vatandaş o haliyle elektriğini mi düşünecek?” dediler.

Daha fazlası »

Dershaneler seçim sonrasına kaldı

HÜKÜMET, yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelere bağlı olarak önceliklerini revize etti. TBMM’nin gündemini yakından ilgilendiren bu gelişmelerin ardından cemaat ile kavganın en önemli unsuru olan “Dershaneler Tasarısı” seçim sonrasına kalıyor.



İktidar Partisi, ekonomik istikrarı korumak için hazırlayacağı acil bir ekonomi paketini de seçimden önce TBMM’nin gündemine getirebilecek.
DERSHANE KRİZİ DONACAK
Dershanelerin kapatılarak özel okula dönüştürülmesi tasarısı, yerel seçimlerden sonraya kaldı. Tasarının Meclis’e sevkedileceği ancak görüşmelerin seçimlerden sonra yapılacağı belirtildi.
Hükümet temsilcilerinin ilk sinyallerini verdiği karar, önceki gün Ak Parti grup yönetiminin, Başbakan Tayyip Erdoğan’la yaptığı toplantıda kesinleşti. TBMM, şubat ayı sonunda çalışmalarına yerel seçimler nedeniyle bir ay süreyle ara verecek.
Bu sürede, halen görüşülen torba tasarının ardından genişletilmiş demokratikleşme paketi, komutanların yüce divanda yargılanması ile AFAD yasası çıkartılacak. TBMM gündeminde olmayan ancak ekonomik gelişmeler nedeniyle hazırlıklarının sürdüğü dile getirilen “Ekonomi Paketinin” seçimlerden önce yasalaştırılabileceği iddia ediliyor.
Daha fazlası »

Karadeniz’de fırtına alarmı...

Karadeniz’de gemiler sahiden batacak... İklimbilimci Gönençgil “Küresel ısınma iç deniz olmasına rağmen Karadeniz’de etkili. Bu sıradışı hava olaylarına işaret. Fırtınalar artacak. Tedbirler alınmalı” dedi


Karadenizliyi düşündüren gelişme... Fırtına nedeniyle batan ya da karaya oturan gemi sayısının son yıllarda artması endişeye yol açtı. İklimbilimci ve İstanbul Üniversitesi Fiziki Coğrafya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Barbaros Gönençgil küresel ısınmaya dikkat çekti: “Karadeniz’in bilinen karakteri yanında küresel iklim değişikliği süreçlerine bağlı olarak özellikle Kuzey Atlantik kökenli alçak basınç merkezlerinin görülme sıklığı ve şiddetlerinde artma eğilimi gözleniyor. Son yıllarda ortaya çıkan bu gelişmeler Karadeniz’de şiddetli fırtınaların görülme sayılarını ve etkilerini de artırdı. Küresel anlamda değişim gösteren iklimlerin bir sonucu olarak karşı karşıya kalınan bu ekstrem hava koşullarına hazırlıklı olunması gerek.”

Yeni tedbirler alınmalı
Gönençgil, artan fırtına sıklıklarının Karadeniz’de deniz taşımacılığı konusunda yeni önlemler alınması ihtiyacını doğurduğunu da belirterek, “Bu çerçevede Karadeniz’e açılacak gemicilerin sürekli eğitime tabi tutulmaları gerek ve gemilerin yapımları ve teknolojileri konusunda yeniliklere ihtiyaç var. Özellikle petrol taşımacılığında kullanılan nehir tipi teknelerin Karadeniz’e açılmalarının büyük çevresel riskler doğurduğu yaşanan kazalarda ortaya çıktı. Karadeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi’ne paralel olarak gemi adamlarının sıradışı hava olaylarına karşı hazırlıklı olmalarının sağlanması ve belli standartların dışında kalan gemilerin Karadeniz’e açılmalarının önüne geçilmesi alınabilecek tedbirlerin başında geliyor” dedi.

Takvim şaştı denizci zorda

34 yıldır denize açılan ve 24 yıldır da uzak yol kaptanlığı yapan Şeref Kuzu da, Karadeniz’de hava koşullarının her yıl daha da zorlaştığını söyledi. Kuzu şöyle konuştu: “Karadeniz limanları arasında seyir yapmak eskiden daha rahat ve emniyetliydi. Karadeniz’in her mevsimin ve ayların belli başlı sayılı fırtınaları ve takvimi vardı. Eğer hava kötüleyecekse, fırtına gelecekse bu bilinir ve geldiği zaman da biteceği zaman da belli olurdu. Deniz kabardığında tam kabarır ama sakinleşeceği zaman tam sakin olurdu. Eskiden denizciler de kendini bu duruma göre ayarlar, gerektiğinde emniyetini değişik barınaklarda ve limanlarda bekleyerek alırlardı. Son 8-10 yılda ne olduysa oldu, bilindik Karadeniz’ in fırtına zamanları adeta şaştı, beklenmedik ve artık ezberlediğimiz sayılı fırtınalardan başka sanki ilave fırtınalar türemeye başladı.”
Daha fazlası »

Altın Piyasası

Canlı Maç Sonuçları