Hosgeldiniz

space etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Zincirli Prenses (Andromeda) Galaksi'si

Bizden yalnızca 2,5 milyon ışıkyılı uzaklıkta bulunan bu meşhur evren adası, gökbilimciler tarafından M31 olarak da bilinir. 




Zincirli Prenses gökadası 200.000 ışıkyılını aşan genişliği ile Samanyolu'nun iki katından daha büyüktür. Yapay renkler atanarak sunulan görüntü verileri, kızıl ötesi dalga boyunda halen ışık saçan soğuk toz şeritleri ve bulutları ortaya çıkarmış olsa da, bu bölümler görünür ışık dalga boyunda ya koyu renkte ya da mat görünür.

Gökadanın kenarlarına yakın dış bölgelerinde görülen kırmızı tonlar, çevredeki yıldız ışıkları ile mutlak sıfırın 20-30 derece üzerine kadar ısınmış olan tozlu bölgelerden gelen ışımayı temsil etmektedir. Mavi renk ise merkezdeki daha yoğun bölgelerde bulunan yıldızlar tarafından ısıtılmış daha sıcak tozlara karşılık gelmektedir.

Moleküler gazları takip etmemize yarayan bu tozlar aynı zamanda Zincirli Prenses'in gelecekteki yıldız oluşumları için sahip olduğu devasa miktardaki hammaddeyi de ön plana çıkarmaktadır.





Daha fazlası »

Deniz Kulağı Bulutlusu'na yakın çekim

Avrupa Güney Gözlemevi’nin (ESO) Şili’deki Paranal Gözlemevi’nde bulunan VLT Tarama Teleskopu (VST), Deniz Kulağı Bulutsusu’nun zengin detaylara sahip yeni bir görüntüsünü elde etti. Parlak genç yıldızların doğduğu  ve genç yıldız kümelerine ev sahipliği yapan dev gaz ve toz bulutu, ESO teleskopları kullanılarak gerçekleştirilen on bir gökyüzü taramasından sadece bir tanesinin küçük bir kısmını oluşturuyor.



Gök bilimciler, Dünya’dan 5000 ışık yılı uzaklıktaki Deniz Kulağı Bulutsusu’nun çok net bir görüntüsünü elde etmeyi başardı. Yay takımyıldızı doğrultusunda yer alan şaşırtıcı bir kozmik yapı olan bulutsu, Messier 8 adıyla da biliniyor.
100 ışık-yılı genişliğinde olan dev bulut, içerisindeki gaz ve toz bulutlarından yeni yıldızlar meydana getiriyor. 16000 piksel genişliğindeki bu yeni görüntü, Şili’nin kuzeyindeki ESO’nun Paranal Gözlemevi’nde bulunan gökyüzü taramaları için özel olarak tasarlanan VLT Tarama Teleskopu (VST) tarafından elde edildi. Görüntünün daha detaylı olarak incelenebilen halinde, kozmik yapıya ait daha dikkat çekici bölgeler ayrıntılı bir şekilde görülebiliyor.
Deniz Kulağı, Samanyolu’nun çok daha geniş bir alanını kapsayan ve VPHAS+ adı verilen dev gökyüzü görüntüleme gözlemlerinin bir parçası olarak gözlemlendi. VPHAS+, VST kullanılarak görünür ışıkta gerçekleştirilen üç tarama gözleminden bir tanesini temsil ediyor. Bunlar VISTA tarama teleskopu ile yapılan altı adet kırmızı-ötesi gökyüzü tarama gözlemiyle tamamlanıyor.
Yapılan taramalar, modern gökbilimde çoğu önemli problemin çözülmesini hedefliyor. Bunlar arasında karanlık enerjinin doğası, Evren’in erken dönemlerindeki parlak kuasarların bulunması, Samanyolu’nun yapısının ortaya çıkarılması, Samanyolu’ndaki gizli ve beklemedik nesnelerin araştırılması ile komşu Macellan Bulutları’nın detaylı bir şekilde incelenmesi gibi konular bulunuyor. Tarihi tecrübeler genellikle bu tür taramalarla beklenmedik şeylerin bulunabildiğini ve bu sürprizlerin gökbilim araştırmalarındaki gelişmeler için önemli bir yere sahip olduklarını gösterdi.   



SAYISIZ KEŞFE KAPI ARALIYORLAR

VISTA ve VST ile birlikte dokuz görüntüleme taramasına ek olarak, diğer ESO teleskoplarınca yürütülen iki ilave tarama gözlemleri de bugün devam etmekte. Gözlemlerden biri olan Gaia-ESO Taraması’nda, Paranal’daki Çok Büyük Teleskop kullanılarak Samanyolu gökadasında bulunan 100 binin üzerindeki yıldızın özellikleri ortaya çıkarılmaya çalışıyor. Diğer taramada (PESSTO) ise La Silla’daki Yeni Teknoloji Teleskopu ile süpernovalar gibi kısa süreli nesnelerin takip edilmesini amaçlanıyor. 
Bazıları 2010 yılında başlatılan, bazıları da daha yakın zamanlarda hayata geçen projelerde alınan veriler, bugün ESO arşivi ile tüm dünyadaki gökbilimcilerin erişimine açık olarak sunuluyor.

Halen yürütülmekte olsalar da, gökyüzü taramaları gökbilimcilerin birçok keşif gerçekleştirmelerini  sağladı. Bu yeni sonuçlardan sadece bir kaç tanesi VVV taraması ile bulunan yeni yıldız kümelerini (eso1128, eso1141), Samanyolu gökadamızın merkezi bölgesinin en iyi görüntüleri (eso1242, eso1339), kırmızı-ötesi gökyüzünün çok derin bir görüntüsü (eso1213), ve çok kısa bir zaman önce, şimdiye kadar keşfedilen en uzak kuasalardan bazılarını (VISTA VIKING taraması ile) içeriyor.
Erişime açık ESO Taramaları önümüzdeki yıllarda da devam edecektir ve gökbilim açısından taşıdıkları miras ise gelecek on yıllara uzanacak.



Daha fazlası »

NGC 4921 Kansız Galaksi

NGC 4921 Kansız Galaksi

Karşınızda “kansız” galaksi, NGC 4921. Kansız tanımlamasını yapan biz değiliz; Kanadalı gökbilimci Sidney Van den Bergh.
Aslında haksız da sayılmaz: içerdiği bol miktarda gaz ve toza rağmen, NGC 4921′de yıldız oluşum oranı çok ama çok düşüktür. Diğer sarmal gökadalarda görmeye alışkın olduğumuz yoğun yıldız oluşum bölgelerine, gökada genelinde nadiren rastlıyoruz.
320 milyon ışık yılı uzakta yer alan bu galakside yıldız oluşumunun niçin böylesine düşük seviyede olduğu henüz bilinmiyor. Yağ var, un var, şeker var ama kimsenin helva yapmaya niyeti yok gibi.
Galaksi o kadar soluk ki, sarmal demeye bin şahit gereken kollarının arasından, çok uzaktaki galaksiler bile görülebiliyor.
Daha fazlası »

Yer Çekimsiz Ortamda Elinizi Nasıl Yıkarsınız ?

Uzayda, yani yerçekimsiz ortamda kurallar dünyada olduğundan daha gariptir. Ellerinizi, saçınızı yıkamak istersiniz ancak su süzülüp gitmeyecektir. Peki astronotlar uzayda nasıl yaşıyorlar? İşte sizin için Chris Hadfield canlı olarak uzaydan aktarıyor.


Daha fazlası »

Altın Piyasası

Canlı Maç Sonuçları