Hosgeldiniz

gezi parkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

"Gezi olayları ile 17 Aralık süreci birbirinden farklıdır"




2013'E GENEL BAKIŞ
2013 dünya için baktığımızda halen büyük ekonomik sıkıntıların yaşandığı bir yıl oldu. Özellikle Avrupa'da... Büyüme neredeyse durmuş vaziyette. Krizden çıkamadılar. AB kendi içinde yeniden yapılanma süreci yaşıyor. ABD'de Obama tekrar seçildi, orada yavaş bir gelişme var ekonomide. Oradaki iyileşme ve FED'in kararları bizi biraz ters etkiliyor. Bölgemizde ise çok büyük sıkıntılar var. Hala bir kaos var. Libya'da kaos var. Tunus'ta daha iyimser bir hava var. Mısır'da darbe yapıldı. Gelişmeler kötü orada. Irak'ta büyük sıkıntılar var. Hala belini doğrultamayan bir ülke. Suriye zaten içler acısı. Kimyasal silah ve balistik füzeler kullanıldı. İran'da yeni bir soluk var. Yeni hükümet dünyayla diyalog arıyor, bu olumlu bir şey.
Türkiye'de ise... Türkiye için canlı bir yıl oldu. Özellikle Gezi olayları ve son olaylar güzellikleri gölgeledi. Avrupa'da büyük krizler varken Türkiye çok başarılı bir ekonomik yıl geçirdi. Yüzde 4'le Avrupa'nın en hızlı büyüyen ülkesi olduk. Avrupa'da yok böyle bir ülke.
Kürt sorununda çok mesafe alındı. Binlerce insanın hayatını kaybettiği, şehit verdiğimiz bir olay. Bu yıl artık konuşarak sorunları çözebiliriz noktasına gelindi.
Demokratikleşme konusunda önemli adımlar atıldı. Kadınlara yönelik kıyafet gibi ayrımcılıklar aşıldı. Bunu da iktidar ve muhalefet beraber yaptı. Muhalefetin bazısının sesli bazısının sessiz desteği oldu. Kadınlar artık hayatın içinde.
Ama bunları gölgeleyen olaylar İstanbul'da yaşandı. Bir çevre meselesi olarak başlayan olaylar çok farklı noktalara gitti. Umuyorum ki 2014 iyi olur. Hepimiz aynı gemideyiz. Bu ülkenin itibarını hep beraber korumalıyız. Türkiye'yi bu sıkıntılı ortamdan çıkarıp geleceğe taşımamız gerekir.
GEZİ OLAYLARI VE 17 ARALIK SÜRECİ BİRBİRİNE PARALEL Mİ?
Çözümsüzlük gibi bir şey yok. Türkiye 10 yıl öncesine göre demokratik hukuk standartlarında çok gelişti. Sıkıntılar muhakkak var. Pembe bir tablo çizmiyorum. Ama 10 yıl öncesi ile mukayese edildiğinde iyi noktadayız.
Haziran olaylarıyla 17 Aralık sürecini ben birbirine paralel olarak görmüyorum. Bunlar birbirinden ayrı meseleler.  
BDP'Lİ VEKİLLERİN TAHLİYESİ
Demokratik hukuk devletinde kuvvetler ayrılığı prensibi vardır ama bunların bir ahenk içinde olması gerekir. Hepsi de kendi saygınlığını korumakla yükümlüdür. Yasama ve yürütme işini iyi yapmazsa seçimlerle değiştirilebilir. Yarı bu anlamda farklıdır. Yargı kendi saygınlığını ve bağımsızlığını korumalıdır. Bu kararların oy birliği ile alınması önemlidir. Bu kararları ben memnuniyetle karşıladım.  
Kesinlikle su götürmez şekilde objektifliğini kaybetmeyecek kurum yargı kurumudur. Çeşitli yanlışlıkların gideceği yer mahkemelerdir. Mahkemelerin verdiği karar da itiraz mercileri vardır. Buralara hiç gölge düşmemesi gerekir. Şeriatın kestiği parmak acımaz derler. Herkesin bunu bilmesi lazım. Bu davalarla ilgili sıkıntılar varsa, serzenişler varsa daha dikkatli olunması gerekir.  
Askerlerin yargılandığı bazı davalarda bazı yanlışlıklar yapıldı. Kurunun yanında yaş da yandı intibahı oluşuyorsa bununla ilgili bazı şeyler konuşulabilir.  
'ORDUYA KUMPAS' İDDİASI
Ben o konuda cumhurbaşkanı olarak bir şey diyemem. Ama böyle bir algı ortaya çıkarsa bunun bütün hukuki çalışmaları yapılabilir. Nitekim bazı çalışmalar da yapılıyor. Geçen Barolar Birliği Başkanı beni ziyaret etti. Böyle bir algı söz konusu olursa bakılabilir.  
'CUMHURBAŞKANI OLAYA EL ATSIN' ÇAĞRILARI
İyi niyetli olarak karşılarım ve hepsini de dikkate alırım. Barolar Birliği'ni davet ettim, geldiler. Çalışmanızı yapın gönderin dedim. Deniz Baykal Bey de görüşme talebini iletti. Kendisiyle görüşeceğiz. Cumhurbaşkanı olarak devletin organları arasında ahenkli bir çalışma düzeni için gayret sarfetmek benim görevlerimden biridir. Gerekli yerlerde gerekli temaslarda bulunuyorum. Yaptığımız toplantılarda bunları konuşuyoruz. Son olayla ilgili yapacağım şey de mahkemelerin düzgün çalışması, yargıya müdahelenin olmaması, hükümetin üstüne düşeni yapması konusunda gereğini yapmaktır. Sayın Başbakan'la görüşmemizde son olaylarla ilgili görüşlerimi bildirdim ve kendisi de dikkate aldı.  
"Cumhurbaşkanı olarak ben ne yapabilirim ki?"
Bir zamanlar cumhurbaşkanlarının parlamenter sistemi aşan şeyler yaptıklarında neler olduğunu biliyorsunuz.   
Hükümetin karşısına ben ancak muhalefeti koyarım. Hükümetin karşısına ben herhangi başka bir kurumu koyarak böyle bir denge kurmam. Devletin çalışma sistemini tanımayıp da herhangi başka bir dayanışma sistemi içine giren kurumlar varsa bunları ortaya çıkarmak hukuk düzeni içinde gereklidir. Burada cumhurbaşkanı olarak ben ne yapabilirim ki? Dolayısıyla kimsenin afaki konuşmaması gerekir. 
 Parlamenter sistemde işlerin nasıl yürüdüğü bellidir. Ben üzerime düşeni tüm gücümle yapıyorum. Benim çalışmalarım aleni, açık olamaz. Ben hükümetle, meclis başkanıyla, mahkeme başkanlarıyla bir araya geldiğimde bütün bunları konuşuyoruz. Bütün kurumların ahenkli çalışması için ben gerekli uyarıları ve çalışmaları yapıyorum. Bunun ötesinde yürütme yanlış yapabilir. Yönetmelik mesela... Bunu doğru olduğunu düşünerek yapabilir. Ama Anayasa'ya uygun olup olmadığına Danıştay karar veriyor. Basın mensuplarının emniyete girişiyle ilgili karar da öyle. Danıştay'a gitti ve bozuldu.
HSYK'NIN AÇIKLAMASI
HSYK'nın açıklamasını ben doğru bulmadım. Mahkeme karar verecek ve mahkemenin kararını gölgelememek lazım. Bu tür çekişmeler, bunları çok açık dillendirmeler iyi şeyler değil. Anayasal kurumlar anayasal görevlerini iyi bilmeli. Hukukun üstünlüğü demokrasinin temel prensiplerinden biridir. Soruşturmanın gizliliği esası yokmuş gibi hareket ediliyor.
'PARALEL DEVLET' İDDİALARI
Bir devlet içinde ayrı bir devlet ya da ayrı yapılanmalar olamaz. Kurumlar anayasaya ve kanunlara kesinlikle dikkat edecek. Kendi içerisindeki hiyarerşiye dikkat edecek. Herhangi bir farklı dayanışma olmayacak. Kurumun dışında başka bir yerden taklimat, başka bir yere kurumun bilgileri taşıma asla olamaz. Bunlar olursa tabii ki araştırılır, ortaya çıkarılır ve gereği yapılmalıdır. Bunun dışında sivil toplumda nasıl şeffaflık önemliyse bu tür konularda da şeffaflık önemlidir. Hele de yargı içerisinde böyle bir şey varsa asla tahammül edilemez. 
BAŞKANLIK SİSTEMİ
Ben parlamenter sistemin Türkiye'ye daha uygun olduğu kanaatindeyim. Ama çoğunluk isterse başkanlık sistemi olabilir. Başkanlık sistemi de demokratik bir sistemdir. ABD'de başkanlık sistemi var. Görüşlere saygı duyarım. Başkanlık sisteminin de avantajları vardır.  
YOLSUZLUK İDDİALARI
Vicdanları rahatlatacak bir süreçle, yolsuzluk varsa ortaya çıkarmak, yoksa insanları ikna etmek gerekir. Yolsuzlukların önlenebilmesi için kuralların çok iyi konulşması gerekir. Kuralla iyi değilse herkesi yolsuzluk yapmaya azmettirir. Ne dindarlık, ne vatanseverlik, ne solculuk, ne başka bir şey engel olabilir. Kurallar engel olur. Yolsuzlukla mücadele konusunda bir şeffaflık getirildi, eskiye göre iyi şeyler yapıldı. Ama bunların yeterli olmadığı kanaatindeyim. Sayıştay'ın önemi her zaman ortaya çıkıyor burada. Sayıştay Kanunu ile ilgili benim de çağrılarım oldu.  
Yolsuzlukla ilgili herhangi bir iddia olursa bunun sonuna kadar üzerine gidilmeli, ne gerekiyorsa yapılmalı. Kim olursa olsun, herkes için geçerli.
'YARGIYA MÜDAHALE EDİLDİ, YOLSUZLUĞUN ÜSTÜ ÖRTÜLÜYOR' İDDİALARI
Bunların sonuna kadar üzerine gidilmeli, mahkemeler karar vermeli. Burada da hukuk prosedürleri aksamamalı. Eğer burada başka bir nedenle bunların yapıldığı düşünülürse kamuoyunda etki azalır. Ben savcının açıklama yapması, bildiri dağıtması doğru değil.
Hiçbir şeyin üstü örtülemez. Bugün olmasa yarın ortaya çıkar. Mahkemenin ve savcıların görevi titiz bir şekilde bunları kuralları çerçevesinde ortaya çıkarmaktır.  
'YENİ OPERASYON' İDDİALARI
Böyle bir korku düzeni olamaz. Yanlışı olan korkar. Yanlışı olmayanın korkmaması gerekir. Ama düşünün ki bazen büyük yatırımcılar var. Eğer kurallarına uygun olmayan bir şekilde suç atılırsa, birden bire herkesin itibarını da yok edersiniz. Bu yüzden soruşturmalar kanun içerisinde, bağımsız yapılırsa o zaman doğru bir neticeye ulaşır.
Soruşturma safhası gizli olmaldır. Ben bunu askerlerle ilgili olaylarda da söyledim. Bunlara herkes dikkat etmeli.  
Ama tekrar söylüyorum. Yolsuzlukların eğer üstü kapatılırsa, bunlar o kadar konuşulur ki; toplumu çürütür.  
"EKONOMİK İSTİKRAR BOZULMAMALI"
Ekonomik istikrar her şeyin başında gelir. Ekonomik istikrar bozulmamalı. Türkiye dünya ile bütünleşmiş bir ülke. Sermayenin dolaşımı serbest. Böyle bir kötüye gidiş olursa, biz kendi gemimizi delmeye başlamış oluruz. 
DEVLET DENETLEME KURULU'NU HAREKETE GEÇİRECEK Mİ?
Şu anda mahkeme safhası var. Mahkemenin yerine DDK giremez. Ama kurumlar içerisinde herhangi başka bir şey olursa DDK o zaman devreye girer.  
TIR İDDİALARI VE 'DEVLET SIRRI'
Bu Türkiye'nin başka bir zaman, başka bir yerinde olsa sır olamaz. Ama hepimiz biliyoruz ki Suriye'de neler oluyor... Türkiye için tehdit var. Türkiye sınırlarına yakın taraflarında çok radikal unsurlar ortaya çıktı. Bütün bunların arasında çok ezilen Suriyeli Türkmen grubu var. Suriye'deki Türkmenlere yardım yapmak, her türlü insani yardımı yapmak bizim borcumuzdur. Sadece Türkmenlere de değil bütün Suriyelilere... Bu TIR meselesinin Suriye'deki Türkmenlere yardım götürdüğünü söylediler. Bu çerçevede bakmak gerekir. Çeşitli güvenlik sebeplerinden dolayı sır çerçevesine girebilir. O TIR'da ne olduğunu bilemem. Ben de sorduğumda bana bunu söylediler. 
ÇÖZÜM SÜRECİ NE AŞAMADA?
Türkiye'nin en önemli konularından birinin bu olduğunu Türkiye'yi yöneten herkes görmüştür. Ama kimi cesaret etmiştir, kimi edememiştir. Bu konuları başkalarını hiç karıştırmadan kendi içimizde konuşarak çözmemiz gerekir. Hükümeti de bu anlamda sürekli destekledim. Dış konjonktür bugün iyi değil. O yüzden meseleleri geciktirmek iyi değil. Gerek Suriye gerekse de Irak'ta yaşananlar bu konuda dezavantajdır. Keşke daha önce çözülseydi.
Herkes kan dökülmemesinin önemini kavramış vaziyette. Bu önemlidir.  
GENEL AF TARTIŞMALARI
Genel olarak af kelimesini kullanmak tehlikeli bir şeydir. Bu sözleri bir kez ağzınıza aldığınızda nerelere gideceği belli olmaz. Bildiğim kadarıyla hükümet tarafında böyle bir çalışma görmedim.
GEZİ OLAYLARI VE ÖLÜMLERLE İLGİLİ DEVAM EDEN DAVALAR
Ben bütün hayatını kaybedenler için üzüntülerimi ve başsağlığı dileklerimi ilettim. Kim olursa olsun, bizim vatandaşlarımızdann birinin başına herhangi bir iş geldiğinde devletin bunu ortaya çıkarması gerekir. Bugün artık meçhul kalamaz. Sonunda ortaya çıkar. Bu ölümlerin nasıl olduğu da ortaya çıkacaktır. Buna benzer bize gelen çeşitli olaylar var. Gerçekten üzücü. Bunlarla ilgili gerekli yerlere talimatlar da veriliyor.
Ben en başında bu olayı gelişmiş bir ülkenin olaylarına benzettim. New York'ta da Paris'te de var dedim. Ama Türkiye bu noktaya da 10 sene içinde taşındı. Türkiye'de 10 yıl önce faili meçhullerin cenazeleri için sokağa çıkardı. Türkiye kalkındı ve başka meseleler için sokağa çıkmaya başladı.
Hiç kimse kendisinii dışlanmış ve ikinci sıınıf görmemeli. Böyle bir muameleye de izin verilmemeli.
DIŞ POLİTİKA VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER KÖTÜYE Mİ GİDİYOR?
Bu yönde bizim yeni bir aılım yapmamız gerektiğine inanıyorum. AB ile müzakere sürecini tekrar canlandırmamız gerekiyor. Fransa da pozisyonunu değiştirdi. Dışarıdan ziyade biz kendi içimize bakmalıyız. Şu bir gerçek ki; Türkiye'nin son 10 yıllık başarılarının altında bizim AB ile ilgili yaptığımız köklü reformlar vardır. Reformlara hız vermek gerekir. Hukukun üstünlüğü, demokrasi Avrupa'da kolay ortaya çıkmadı. Çok büyük acılar yaşandı. Ve neticede anladılar ki; herkesin mutlu yaşayabilmesi için demokrasi şart. Bizim de bu yolu izlememiz gerekli.
Bizim bu dünyayla ilişkilerimizi zayıflatmamızın hiçbir izahı olamaz. Bu görüntüyü ortadan kaldırmak için yeni bir atılım ve söylem gerekiyor. Söylem çok önemlidir.
HSYK'NIN YAPISI
Hükümetin düzenleme çalışması var mı yok mu bilmiyorum. Olabilir. Önce ne yapılacağına bakmak gerekir. Böyle bir düzenlemeye ihtiyaç var mı, ben bir şey diyemem. Yapılırken AB ile işbirliği içinde, AB kriterlerine uygun yapılmıştı. Temel kriterleri bozmamak şartıyla bir düzenleme yapılabilir. Buralar hassas kurumlar. En çok korumaya mecbur olduğumuz kurum yargıdır.
İLKER BAŞBUĞ'UN DURUMU
Yargı mensupları ve yargı bir kurum olarak, çok daha hassas davranmalı. Farklı algıların ortaya çıkmasına izin vermemeli. İlkeli bir bazda baktığınızda yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı her şeyin başında gelir. Onun için yasalara ve kanunlara herkesin riayet etmesi gerekir.

Daha fazlası »

Türkiye'de 2013 Böyle Geçti

 Sayısız gelişmeye sahne olan 2013 yılının ilk ayına, Danıştay 8. Dairesinin avukatların mahkemelerde başörtüsüyle görev yapmalarına olanak tanıyan kararı damgasını vurdu.






´´Anadilde savunma´´ ve hükümlülerin cezaevinde eşleriyle görüşmesine imkan tanıyan Kanun, Cumhurbaşkanı Gül tarafından onaylandı. Paket kapsamında denetimli serbestlik tedbirlerinde yapılan değişikle yaklaşık 15 bin hükümlü ve 400´e yakın ağır hasta mahkum için tahliye yolu açıldı.







Türkiye ocak ayında, basın, sanat ve edebiyat dünyasının önemli isimlerini sonsuzluğa uğurladı. Şarkıcı Şenay Yüzbaşıoğlu, edebiyatçı Metin Kaçan, dünyaca ünlü Türk ressam Burhan Doğançay, usta gazeteci Mehmet Ali Birand, Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, yazar İsmet Kür ve sanatçı Ferdi Özbeğen´in ölüm haberleri ocak ayında art arda geldi.





Türkiye, şubat ayında ABD´nin Ankara Büyükelçiliği ve Cilvegözü Sınır Kapısı´ndaki patlamalarla sarsıldı. DHKP-C terör örgütü mensubu Ecevit Şanlı, ABD Büyükelçiliğinin ziyaretçi giriş kapısı önünde üzerindeki bombayı patlattı.

Olayda güvenlik görevlisi Mustafa Akarsu hayatını kaybetti.











Şubat ayında, Cilvegözü Sınır Kapısı´nda da bomba yüklü araç patlatıldı. Patlamada, 3´ü Türk 10´u Suriyeli 14 kişi hayatını kaybetti, 13´ü ağır 28 kişi yaralandı. Ağır yaralı 1 Türk´ün daha 12 Şubat´ta tedavi gördüğü hastanede vefat etmesiyle olayda 4´ü Türk 14 kişi hayatını kaybetti.




Türkiye, mart ayında da terör eylemlerine sahne oldu. AK Parti´nin Söğütözü´ndeki genel merkez binasının karşısındaki bir siteden, lav silahıyla ateş edildi. Saldırıda binada maddi hasar oluştu. Adalet Bakanlığının Milli Müdafaa Caddesi´ndeki ziyaretçi girişine de iki el bombası atıldı. Saldırganların DHKP-C terör örgütüne üye oldukları belirlendi.



Müslüm Baba'yı kaybettik.Müslüm Gürses, 60 yaşında hayranlarına veda etti.




    




Nisan ayında, kamuoyunda çok konuşulan çözüm sürecinde aktif rol üstlenecek 63 kişilik Akil İnsanlar Heyeti açıklandı.









'Susurluk' davasından hükümlü eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar´ın, denetimli serbestlik hükümlerinden yararlandırılarak bir yıl 4 gündür bulunduğu Aydın Yenipazar Cezaevinden tahliye edildiği nisan ayında, kamuoyunda çok tartışılan avukatların başörtüsüyle mahkemelerde görev yapmasına ilişkin Danıştay kararı da kesinleşti. Kamuoyunda ´´4. Yargı Paketi´´ olarak bilinen, insan hakları ve ifade özgürlüğü bağlamında bazı kanunlarda değişiklik yapan Kanun, nisan ayının son günü yürürlüğe girdi.


Türkiye, mayıs ayında Hatay´ın Reyhanlı ilçesinde belediye ve postane binası önünde bomba yüklü iki aracın patlatılmasıyla sarsıldı. Patlamada 52 kişi hayatını kaybetti, 53 kişi yaralandı.






Mayıs ayının son günlerinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Taksim´de yayalaştırma çalışmaları kapsamında ağaçları sökmesi üzerine bazı kişilerin başlattığı eylem, ülke gündemini uzun süre meşgul edecek olayların başlamasına neden oldu.




Taksim Gazi Parkı´ndaki ağaçların kesilmesi nedeniyle eylem yapanlara polisin müdahalesini protesto edenlerin başlattığı gösteriler, haziran ayında Türkiye geneline yayıldı. Türkiye´ye gündemini uzun süre meşgul eden gösteriler sırasında, bu ay içinde 2 gösterici ve 1 polis hayatını kaybetti, bine yakın eylemci yaralandı. Daha sonra devam eden gösterilerde de 4 gösterici hayatını kaybetti.


Bazı banka, iş yerleri ve kamu mallarının tahrip edildiği, araçların yakıldığı ve bazı caddelerde barikatların kurulduğu gösterilere polis tazyikli, biber gazlı su ve gaz fişekleriyle müdahale etti.







Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Seviye Belirleme Sınavı´nın kalkacağını, dershanelerin kapatılacağını açıkladı.











İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 yıl 2 ay süren Ergenekon Davası´nda kararını ağustosta açıkladı.















Sınır ihlali yapan M-17 tipi Suriye helikopterinin TSK tarafından düşürüldüğü eylül ayı, Emniyet Genel Müdürlüğünün Dikmen´deki polisevine, roketli saldırıya da sahne oldu.












Çok sayıda insanı ilgilendiren gelişmelerin yaşandığı ekim ayında, kamuda başörtüsü serbest oldu, öğrenci andı kalktı. Askerlik süresi erbaş ve erler için 15 aydan 12 aya indirildi.









Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Balyoz Planı Davası´nda 237 sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerini onadı.














Asya ile Avrupa´yı birleştiren Marmaray da ekim ayında hizmete açıldı.
İstanbul'un Avrupa ve Asya yakalarındaki demiryolu hatlarını İstanbul Boğazı altından geçen bir tüp tünelle birleştiren 76 km lik bir demiryolu iyileştirme ve geliştirme projesidir. Halkalı ile Gebze arasında çalışması planlanan hattın boğaz geçişini de içine alan, Ayrılıkçeşme ve Kazlıçeşme arasındaki 14 km'lik bölümü 29 Ekim 2013 tarihinde hizmete açılmıştır.





Kasım ayında öğrenci evleri tartışması yaşandı. Başbakan Erdoğan, öğrencilerin kaldığı evlerle ilgili 'Eğer bir yasal düzenleme olması gerekiyorsa biz, bu konuyla ilgili yasal düzenlemeyi de yaparız' dedi.









Tiyatro sanatçısı Nejat Uygur, 18 Kasımda hayata gözlerini yumdu.

Kısaca Nejat Uygur Biyografisi ;
1949 yılında Nejat Uygur Tiyatrosu'nu kurdu. Amatör ve profesyonel olarak 60 yıldan uzun süre tiyatro yaptı. 50'den fazla ödülü var. 2 kez ABD, 4 kez Avrupa turnesine çıktı. 35 yıla yakın bir süre Anadolu turnesi yaptı. 1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından 'Devlet Sanatçısı' unvanı verildi.










Anayasa Mahkemesi, CHP miletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal´ın 'Uzun süre tutuklu kalmasıyla milletin temsil yetkisinin ölçüsüzce ihlal edildiği' kararı verdi, Balbay tahliye edildi.












Kamuoyunda 'Seçim ayarlı operasyon' olarak bilinen 17 Aralık operasyonu kapsamında Ali Ağaoğlu, Reza Zerrab, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Arslan, eski Zafer Çağlayan´ın oğlu Salih Kaan Çağlayan, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler´in oğlu Barış Güler, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar´ın oğlu Abdullah Oğuz, Çevre Bakanlığı Genel Müdürü, Çevre Bakanı Danışmanı, Bakan Zafer Çağlayan´ın Özel Kalem Müdürleri´nin de bulunduğu 37 kişi gözaltına alındı.




Ali Ağaoğlu ve bazı isimler daha sonra serbest bırakılırken, Reza Zerrab, Süleyman Arslan, Barış Güler ve Salih Kaan Çağlayan´ın da aralarında bulunduğu bazı isimler tutuklandı.











Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yeni kabinesini Cumhurbaşkanı Gül´e sundu.

Başbakan’ın yeni atadığı isimler şöyle:

Bekir Bozdağ’dan boşalan Başbakan Yardımcılığı’na Ankara Milletvekili Emrullah İşler

Sadullah Ergin’den boşalan Adalet Bakanlığı’na Bekir Bozdağ 

Muammer Güler’den boşalan İçişleri Bakanlığı’na Başbakanlık Müsteşarı Efkan Âla

Fatma Şahin’den boşalan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na Sakarya Milletvekili Ayşenur İslam

Egemen Bağış’tan boşalan AB Bakanlığı’na Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu

Nihat Ergün’den boşalan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na Kocaeli Milletvekili Fikri Işık 

Erdoğan Bayraktar’dan boşalan Çevre ve Şehircilik Bakanlığına İstanbul Milletvekili İdris Güllüce

Suat Kılıç’ın boşalan Gençlik ve Spor Bakanlığı’na Akif Çağatay Kılıç

Zafer Çağlayan’dan boşalan Ekonomi Bakanlığı’na Denizli Milletvekili Nihat Zeybekçi

Binali Yıldırım’dan boşalan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na Lütfü Elvan atandı.


Bir süredir hastanede kanser tedavisi gören Adnan Şenses, hayatını kaybetti.



Daha fazlası »

Eski Bakan Güler: TOMA'lara Biber Gazı Koyuyorduk


İçişleri Bakanlığı görevinden dün istifa ederek ayrılan Muammer Güler'den gider ayak Gezi olayları konusunda çok tartışılan bir konuda itiraf geldi. Güler, bir soru önergesine verdiği yanıtta, müdahalelerde kullanılan TOMA'ların suyuna biber gazı konulduğunu açıkladı.
"ORANTILI MÜDAHALE ETTİK"
CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık'ın soru önergesini yanıtlayan İçişleri esi Bakanı Güler, kamuoyunda Taksim Gezi Parkı protestosu olarak adlandırılan yasa dışı gösterileri engellemek, güvenlik güçlerine karşı yapılan mukavemeti kırmak, başkalarının can ve mal emniyetini sağlamak amacıyla gerekli tedbirlerin alındığını belirterek, "İlgili mevzuatın verdiği yetki çerçevesinde orantılılık ilkesine uygun ve grubun direncini kıracak nispette gerekli müdahaleler yapılmıştır" dedi.
Toplumsal olaylara müdahale araçlarında kullanılan suyun şebeke suyu olduğunu, belediye ve itfaiye hidratı bulunan vanalardan temin edildiğini ifade eden Güler, "Bununla birlikte, ihtiyaç duyulması halinde OC (Oleoresin of Capsicum) gaz solüsyonu, sentetik yangın söndürme köpüğü ve gıda boyası kullanılmaktadır" dedi.
OLEORESİN OF CAPSİCUM NEDİR?
Muammer Güler'in soru önergesi cevabında bahsettiği Oloresin of Capsicum biber gazının bilimsel adı. Gözlerde kontrolsüz gözyaşı akmasına, geçici körlüğe neden oluyor.
İSTANBUL VALİSİ "SUDA KİMYASAL YOK" DEMİŞTİ
Gezi olayları sırasında TOMA'larda kullanılan suya katkı maddesi koyulduğu iddiaları üzerine İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da açıklama yaparak, "Su ilaçlı ama içinde kimyasal yok" demişti.
Vali Mutlu, 17 Haziran'da yaptığı açıklamada ilgili soruları şöyle yanıtlamıştı;
"Emniyet birimlerimizin kullanmış olduğu TOMA'lardan tazyikli su ile birlikte bazı araçlarda da renginden zaten fark ediyorsunuz. Biraz daha rengi daha koyu olan sular püskürtülüyor. Bu da ilaçlı bir sudur. Ama hiçbir şekilde kimyasal bir etki içeren, kimyasal nitelikli bir su değildir. Bugüne kadar da kullanılmıştır.
Dolayısıyla bunun 'kimyasal kullanıldı' şeklinde abartılması daha doğrusu çarpıtılması tamamen belli toplumu acite etmeye yönelik davranışlardır, sözlerdir. Bunlara itibar edilmesin. Artık bunu hepimiz biliyoruz. Bu tür suların önüne artık vatandaşlarımız, göstericiler bile alıştı. 'Bana da su at' diye rahatlıkla gelebiliyor. Bu suları vatandaşlarımızda görüyor. Biz bunu sıkmak istemiyoruz. Ama göstericilerde bunu gayet iyi biliyorlar ki bu suyun kimyasalla bir ilgisi yoktur. Bu tür haberlere itibar edilmemesini özellikle rica ediyorum."

Daha fazlası »

Altın Piyasası

Canlı Maç Sonuçları